Bube’nin Sevgilisi

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

“Acıyı tatmayan insanın kalbi kötüdür” dedi Mara. “Çünkü insan acıyı tattığında, bir daha kimsenin kötülüğünü isteyemez.”

Carlo Cassola, İkinci Dünya Savaşı sonrası İtalyan edebiyatının etkin figürlerinden biri olarak öykü ve romanlarıyla dünya edebiyatında önemli bir yer edinmiştir.  Savaştan yeni çıkmış toplumların acılarını doğrudan aktaran Yenigerçekçilik akımına özgü yazım tarzını benimsemiş, duygu ve deneyimlerini mütevazı kır hayatıyla renklendirdiği eserlerinde, yazarın hayli etkilendiğini söylediği, James Joyce’un “Dublinliler”ini çağrıştıran esintilere rastlamak mümkündür. Cassola’nın tarihsel olaylara tanıklık eden başkahramanları köy hayatının sıradan insanlarıdır.

İki gencin aşkı üzerinden, savaş sonrası İtalya’sında siyasi ve toplumsal sorunları irdeleyen “Bube’nin Sevgilisi” 1960 yılında Strega Ödülü’nü aldı. Claudia Cardinale ile George Chakiris’in başrollerinde oynadığı filmi ise 1963 yılında Luigi Comencini tarafından çekildi.

İtalyan edebiyatından önemli eserler yayımlamaya devam eden YKY’den çıkan “Bube’nin Sevgilisi”ni Yelda Gürlek çevirdi.

Saygıdeğer yargıçlar, bir an için düşünün: Bube on dokuz yaşında bir gençti. Babasız, öksüz bir çocuktu, ona öğüt verecek, yol gösterecek kimsesi yoktu. Partizan olmaya gidiyor: O genç yaşında eline tabanca, tüfek alıyor; evine döndüğünde insanlar etrafını sarıp bu yolda devam etmesi için onu kışkırtıyor, ona şehitlerin öcünü alması gerektiğini, dövmesi gerektiğini, öldürmesi gerektiğini söylüyorlar… Ateş edip, öldürme zamanının geride kaldığını o nereden bilsin? Ona şöyle diyorlar: Sana verilen isme layık olmalısın, yoksa senin adın İntikamcı değil mi?
* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.