Kargadalışı Ailesi ve Hapşıran Ev

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Her şey bir hapşırıkla başladı!

Kentten uzakta, yıkılmaya yüz tutmuş bir evde yaşayan,ikizleri ve kahkahası bol bir aile: Kargadalışı ailesi! Bu “ordu gibi” ailenin en küçük ve en meraklı ikizleri Stjerne ile Lykke,her gece evden gizlice çıkıp yan bahçeye geçiyor, çimenlerin arasında pürdikkat pusuya yatıyor: Yıllardır kimsenin kapısını aralamadığı komşu evin sırrını çözmeye karar veren küçük ikizler, bu mutsuz evden gelen tuhaf seslerin ve pencerelerdeki gölgelerin gizemiyle boğuşurken, daimi misafirleri Sigurd Amca’nın da sır sakladığını ve en az kendileri kadar meraklı olduğunu öğreniyorlar!

Norveç çocuk edebiyatının genç kalemlerinden Kari Smeland’dan aile, dostluk ve dayanışma üzerine sürükleyici bir öykü, sımsıcak bir kış masalı... Ne de olsa “sonunda hep kar yağar”!

Bir Zamanlar Mutlu Olan Ev

Dünyada pek çok meraklı turşucu vardır, bildiğim küçücük ve çok eski bir evde böyle meraklı iki turşucu yaşıyordu.

Ne?
Ne diyorsun?
Sen de mi meraklı bir turşucusun?
Çayır çimene karanlık çökmüşken, elâlemin bahçesine girip duvarların dibinden ilerleyerek yabancıların pencerelerinden içeri bakmayı seviyor musun?

Evet, sen de böyle meraklı bir turşucuysan, Kasım’da bir gece vakti ayağına lastik çizmelerini ve üzerine yağmurluğunu geçirip ıslak bir geceye adım atabilirsin. Hatta ve hatta benim bildiğim, neredeyse yıkılmaya yüz tutmuş mini minnacık evi de bulabilirsin. İşte o zaman turnayı gözünden vurdun demektir, çünkü artık geceleyin ne televizyon seyretmeye ne de kitap okumaya ihtiyacın olacaktır. Bunların yerine, çıtalı pencerelerin önünde, akşamın bir saatinden gece yarılarına kadar dikilip uyku saatini kaçırabilirsin. Yıkılmaya yüz tutmuş bu evde Kargadalışı ailesi yaşıyordu.

Kargadalışı ailesindeki tüm çocuklar ikizdi. Eve gelen misafirlere, “Biz sadece ikiz yapabiliyoruz” deyip dururdu anne Kargadalışı, o zaman da ikizler utanıp, “Ama anneee!” derlerdi.

İlk doğan Fritz ve Fjodor’du. Birkaç yıl sonra Arya ve Arvid gelmişti. Birkaç yıl sonra da Stjerne ve Lykke.

Hemen hemen her gece, yemek yendikten ve sofra toplandıktan sonra baba Kargadalışı kafasını kuşlar kitabına gömerdi. Salonun tavanında asılı birkaç dalda kendi kuş sürüsü yaşamaktaydı. Baba, kuş kitabını eline alır almaz tüm kuşlar merakla onu izler, kitapta onlardan daha güzel tek bir kuş bile olmadığını keyifle iddia ederlerdi. Anne Kargadalışı akordeonunu bulur getirir ve herkesin önceden duyduğu şarkıları çalardı. Fritz oturma odasının ortasında dans ederdi. Fjodor’un yapması gereken yüzlerce ödevi vardı her zaman. Annesinin, Rus büyükanneden miras kalan antika vazoyu kırmasından ödü patlasa da Arvid topla oynardı. Arya kemanını kapıp annesinin çaldığı melodiyi çıkartmaya çalışırdı. Pek başarılı olduğu söylenemezdi ancak mesele de bu değildi belki... Oturma odasının sessiz bir köşesinde ise Sigurd Amca oturur, piposunu çıkarır, az sonra da pipo dumanı altında gözden yiterdi. Bu arada kimse Stjerne ve Lykke’nin ortadan kaybolduğunun farkında bile olmazdı.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.