Pastoral Amerika

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Parlak ve gösterişli bir zırha bürünmüş Amerika, kendi zaaflarıyla yüzleşebilecek mi?

Ünlü Amerikalı yazar Philiph Roth, kendisine “Pulitzer Ödülü”nü kazandıran “Pastoral Amerika”yla okurunu vahşi bir yolculuğa çıkarıyor.

Varlıklı, erdemli ve ahlaklı, içine doğduğu Amerikan rüyasının gıpta edilen neferlerinden “Sarıkafa” Seymour Levov, ışıltılı hayatının kontrolünü elinden kaçırıyor. “Pastoral Amerika”da Yahudiler ve Katolik İrlandalılar –sanki çarmıha gerilme olayı hiç yaşanmamış gibi– birlikte Noel’i kutluyor, dünyayı yöneten ABD, bir yandan da 60’ların donanımlı, politize olmuş öfkeli gençlerini zapt etmeye çalışıyor.

Philip Roth okuru sarsarak ve yer yer rahatsız edici olmaktan kaçınmadan anlattığı hikâyesiyle, süper güç olmaya hazırlıksız yakalanmış fakat pozisyonunu kaybetmek istemeyen ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan 90’lı yıllara kadar çektiği acıları ve kendi adına ödediği bedelleri hayatı mahvolmuş bireyler üzerinden tartışmaya açıyor.

Sarıkafa’nın küçük kardeşi, benim sınıf arkadaşımdı; sıska, küçük kafalı, meyankökü çubuğunun hatlarına sahip, tuhaf bir şekilde fazla esnek bir çocuk, kendi çapında bir matematik dehası, Şubat 1950 mezuniyet töreni konuşmacısı, Jerry Levov. Jerry hiç kimseyle gerçekten arkadaşlık etmediyse de, kendine özgü buyurganlığı ve huysuzluğuyla, yıllar boyu benimle ilgilendi. Benim daha on yaşından itibaren, Levovların Wyndmoor ve Keer’in köşesindeki müstakil evinin işi bitmiş bodrum katında yaptığımız pinpon maçlarında ona düzenli olarak yenilmem ve bu yüzden sinirlerimin gerilmesi bu ilginin sonucudur. “İşi bitmiş” ifadesi, bodrum katının budaklı çam panellerle kaplanarak ev havasına büründürüldüğüne işaret eder, Jerry’nin görünüşte sandığı gibi, bodrum katının, başka bir çocuğun işini bitirmek için, mükemmel bir yer olduğuna değil.

Jerry’nin saldırganlığının pinpon masasındaki kontrolsüzlüğü ağabeyinin herhangi bir spor dalındaki kontrolsüzlüğünü aşıyordu. Bir pinpon topu, gözünüzü çıkartmasın diye zekice boyutlandırılmış ve biçimlendirilmiştir. Aksi taktirde Jerry Levov’un bodrum katında oynamazdım. Sarıkafa Levov’un evinin girdisini çıktısını bildiğimi insanlara anlatma fırsatı uğruna olmasaydı, elimde küçük tahta bir raketten gayrı bir savunma aracı olmaksızın, hiç kimse beni o bodrum katına indiremezdi. Pinpon topu kadar hafif çeken herhangi bir şey ölümcül olamaz, ancak Jerry o şeye küt diye vurduğunda cinayetin aklının ucundan geçmediğini kimse söyleyemezdi. Bu şiddet gösterisinin Sarıkafa Levov’un küçük kardeşi olmanın nasıl bir şey olduğuyla ilgisi olabileceği hiç aklıma gelmezdi. Sarıkafa’nın kendisi olamayıp, Sarıkafa’nın kardeşi olmaktan daha iyi bir şey olabileceğini aklım almadığından, Jerry için bundan daha kötüsünü hayal etmenin zor olabileceğini anlayamamıştım.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.